Hukuk bazen hepimizi ilgilendiren büyük davalar olarak çıkar karşımıza, bazense bir işe başvururken, ehliyet alırken, gürültülü bir mekanı şikayet ederken, evlenirken ya da boşanırken gösterir yüzünü. Kısacası hayatın olduğu her yerde hissedilir hukuk. Hayatımız üzerinde böyle bir etkisi olan hukuktan uzak durmak, hukuku anlamamak, hem insan olarak hem de vatandaş olarak sahip olduğumuz hakları kullanamamak anlamına gelir.
İnfazın Yargılamayla İlgisi Olmalı mı?
İnfaz hukuku öğretisi, infazda amacın hem hükümlü (ya da tutuklunun) yeniden suç işlemesini önlemek hem de onun hukuka inanan bir yurttaş olarak yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek olduğunu söylemektedir . İnfaz için gereken şart ise kesinleşmiş bir yargı kararının varlığıdır . Dolayısıyla, infazın kişinin nasıl yargılandığı ile ilgili olmadığı söylenebilir. Herkesin adil yargılanma hakkına göre yargılandığı, ideal bir ceza adaleti sisteminde, bunun böyle olmasından doğal bir şey olamaz belki de. Oysa hepimiz biliyoruz ki, bir çok ülkede olduğu gibi, Türkiye’de de adalet sistemi idealden çok uzak.
Hurriyet Cezaevi aracında 2. vukuat
Hrant Dink'in katil zanlısı O.S.'yi cezaevinden, Beşiktaş Adliyesi'ne götüren cezaevi aracının içindeki bir erin yaptığı hareket, "ya sev ya terket"ten sonra yaşanan ikinci vukuat oldu. Çirkin hareket objektiflere böyle yakalandı.
ADALAR ADLİYESİ
Adliye binası sadece adliye hizmetlerine tahsis edilmiş değil. Kaymakamlık, Nüfus Müdürlüğü, Vergi Dairesi, Gençlik ve Spor Müdürlüğü, Kadastro Şefliği, İlçe Seçim Bürosu, Adalar Vakfı Bürosu, Kitaplı
ADALET BAROMETRESİ
Adalet Barometresi Türkiye'de hukukun, hukuk sisteminin ve adaletin vatandaş tarafından nasıl algılandığını anlamaya yönelik bir anket çalışmasını kapsamaktadır.